Bir takvim ve bir şişe rakı yeter bana. Takvim; Senin geleceğin günleri saymaya, Rakı; Gelmediğin günleri kurtarmaya.

Güzelsin Sevgilim Ama çok yakından..

“Belki de konuşuyordur gözlerin,

ama ben gözce bilmiyorum ki; Sessizce biliyorum, Usulca biliyorum, Masumca biliyorum..”

Seni bir kere öpeyim desem ikinin hatırı kalıyordu. İki kere öpeyim desem, üçün boynu bükük.

Bir isteğim var sadece senden, onun kokusunu al getir, onu saçlarını al getir, hatta mümkünse onu al getir bana rüzgar.

Ne ikna edici bir intihar biçimidir; şimdi seninIe göz göze geImek.

Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biliyorum ki herkesle dost olunmaz. Aşka gelince birkere sevdim işte, birdaha işim olmaz.

kim istemez mutlu olmayı?

Birer birer, seve seve çıktığım aşk basamaklarını; onar onar, söve söve iniyorum şimdi!

“Şimdi, diyorum. Şimdi. Bir deniz, denizde vapur gökyüzünde martı semaverde çay olmalı Bir de çaya yaren.”

Ne olmuş her fırsatta kendimle konuşuyorsam? Bakma sen yanlış demiş eskiler, kendi kendine konuşana deli değil, yalnız derler.

Yarından bir şeyler beklemekle geçiyor ömrümüz.

Her şey seni bekliyor,her şey gelmeni.İçeri girmeni, senin elinin değmesini, gözünün dokunmasını.Ve her şey tekrarlıyor seni nice sevdiğimi.

Gel be, gel İşte. Küfrüm tövbeme karışsın, aklım fikrime. Öyle bir gel ki bana, Nefes nefese!

Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.

Bazen sadece yorgun oluyor insan. Ne küs ne yalnız ne de aşık.

Hayatımsın. Bunu bilmeni isterim. En önce bunu bilmeni.

akıl işi değil, gönül sevdimi gerisi bahane.

“Ben senin; sevgilin, eşin, baban, ağabeyin, arkadaşınım. Biri bitse biri kalır. Seni hiç bırakmayacağım.”

Ne yapayım sevdim seni. Sensin artık ne varsa.

Her gece onu düşünmekten saatim ilerlemez oldu. Kim sorarsa saat kaç diye, cevabım hep aynı; Ona doğru.

Hiç nefret ede ede sevdiniz mi?

Yalnızlığın, yalnızlığımla kafiyeliydi. Alt alta yazsak şiir, yan yana yazsak öykü olurdu. Hiç yazmadık aşk oldu.

İyi, kötü günler geçirdik. Çoğunca da iyi günler. Öperim o günleri.

Denize ilk giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni… Boğulacakmışım gibi.

İnsanın başına ne gelirse merakından gelir demiş eskiler. Baktım olmuyor. Ben seni merak edeyim, sen de geliver.

Havam bozulmaya başladı yine.

Sen yeter ki içinden de olsa bir seni seviyorum de; benim kulaklarım çınlasın kâfi.

Baktım sana kızgın değilim, Kırgın değilim, Dargın değilim… Kısacası artık ben sana “hiçbir şey” değilim.

En uzun süren sevdalar; ‘Yarım kalanlardır!’

Gözlerin sabahın sekizinde bana açık. Ne günah işlediysek yarı yarıya.

Keşke sen ben olsan; seni sevmenin ne kadar zor olduğunu anlasan. Keşke ben sen olsam; bu kadar sevilmenin tadını çıkarsam. “Özdemir Asaf”

Onun yanında, böyle saatlerce hiç konuşmaksızın, göz göze bile gelmeksizin oturmaktan canım sıkılmazdı.

Ben sana kızsam, kendime küserim.

Keşke birini tam kaybetmeden, ona olan tüm sevgimizi haykırabilsek..

Gördüğün yerde sarıl bana..

Havam bozulmaya başladı yine. Gözlerim de dolmaya.. Sanırım içimde bir yerlere sen yağdı gece gece.

Umulmadık bir gün olabilir bugün. Bir çay söyle..

Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, kırk yılın hatrına sen kalayım.

ben sana rasladığım günlerde, hangi günlerdi onlar tuhaf şey bir günde değişiyor kişi senden öncesi öyle uzak ki; anılar bile yok sanki

Keşke şöyle yapsaydım belki severdi deme. O senin için ne yaptı da sevdin sanki?

yüzüm kime dönük olursa olsun yüreğim hep sana dönük olacak.

seni soruyorlar… Öldümü diyeyim, dönecek mi diyeyim?

Dokunulmasa da, Görülmese de; Kalpte yer verilir bazısına, nedensiz!

Ben çok alışmışım kendi şiirimi kendim okumaya. Ben çok alışmışım kendimle kalmaya. Ben çok alışmışım yalnız kaldığımda şiir olmaya.

Günlerce konuşmaz, yazmaz, aramaz, sormaz; Sonra gelir bir “merhaba” der, yine o kazanır.

“Unuturum diye uyudum, yine seninle uyandım. Belli ki uyurken de sevmişim seni.”

Tamam mesafeler aşka engel değil ama, Ben burada ağlasam senin yanakların ıslanır mı orada ?

“Umulmadık bir gün olabilir bugün. Bir çay söyle yağmurların kokusunda…”

Dışarıya yağmur, yüreğime hasret, fikrime sen..

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.

Peki ya sizin hiç fotoğrafını açıp yüzünün en ince ayrıntısı kadar, incelediğiniz biri oldu mu?

Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek.

Bir bakmışsın saat üç, Bir bakmışsın saat hiç.

2.952 Okunma 23 Nis 2015

Yorumlar


Sen de Yorumla!